13 Ekim 2013 Pazar

NİAGARA ŞELALESİ

Boston'da bir gece evde otururken ertesi gün Niagara Şelalerine gitmeye karar verdik. Bir daha böyle bir fırsatımız olamayacağı için heyecanlandım açıkçası. Yolumuz oldukça uzun olacağı için ve oraya vardığımızda bir de otel aramakla vakit kaybetmeyelim diye uyumadan önce her zaman yaptığım gibi www.booking.com dan otel aramaya başladım. Tabi bir gün öncesinde bu araştırmayı yaptığım için otellerin çoğu doluydu. Yalnız Niagara Şelalelerine gidecek olanlara tavsiyem oteli dikkatli seçmeleri gerektiği hususudur çünkü iyi otellerin ve tanınmış marka otellerin hepsi Kanada tarafında. Niagara Şelalerini gezdiğinizde şelalelerin Kanada kısmının çok daha gelişmiş olduğunu göreceksiniz. Kanada tarafı şelalerin hemen yanında eğlenceli bir yer olarak ve otellerin yer aldığı bir yer olarak düzenlenmişken, Amerika tarafı ise sessiz yeşilin hakim olduğu bir tabiat parkı olarak düzenlenmiş vaziyette. Şayet Kanada vizeniz varsa Rainbow Bridge'den hemen Kanada'ya da geçmeniz mümkün. Dolayıyla Niagara Şelalerinde otel ayarlarken ( şayet Kanada vizeniz yoksa ) otelin Amerika tarafında yani Niagara Falls-New York tarafında olmasına özen gösterin yoksa ödediğiniz para yanar benden söylemesi.  

 

Gitmeden önceki geceyarısı otel aradığımız ve otellerin dolu olması sebebiyle  "Budget Host Inn Niagara Falls" otelini ayarlamak durumunda kaldım. Gitmeden önce otelden açıkçası biraz korkmuştum. Bu otel hayatımda kaldığım en ilginç otellerden biridiydi. Hani Amerikan korku filmlerinde otoban kenarında bitişik odalardan oluşan oteli katiller basıp kurbanlarını avlarlar ya kafamda öyle bir otel canlanmıştı. Tam highway motel tarzında bi otel yani. Ama gidince o kadar da korkunç bir otel olmadığını anladım.

Boston'dan öğleden sonra çıktığımız için turist olduğumuzdan dolayı herhangi bir sorun yaşamamak için hız kurallarına riayet ederek baya geç bir saatte otele varabildik. Ertesi gün kahvaltımızı yapar yapmaz ve Niagara Şelalerinde meşhur olan tekne turunda çok sıra olduğunu duyduğumuz için erkenden milli parka arabayla gidip arabanızı park ettik. Milli parkın içinden yürüyüp doğruca "Maid of the Mist" tekne turuna katıldık. Tekneye binmeden önce herkese bir yağmurluk dağıtılıyor onu da hatıra olarak saklayabilirsiniz. 







Bu tekne turu olağanüstü bir deneyim hem Kanada hem de Amerika tarafından bu teknelere binmeniz mümkün. Bu tekneyle şelalenin altına kadar gidebiliyorsunuz o sırada tabiki ıslanıyorsunuz. Teknede şelalenin akıntısını çok iyi hissedebiliyordunuz. Şelalelerin orda pek çok gökkuşağıyla da karşılaşmanız cabası. Niagara Şelalesinin özelliği dünyada tek ters akan şelale olmasıymış. Şelalenin suyu taşlara çarparak geri gelmektedir.



Niagara Şelalerine gelmişken mutlaka değişik bir deneyim olan "Maid of the Mist"e bininiz. Onun dışında şelalenin altındaki mağaralara gerçekleştirilen yürüyüş turlarına da katılmanız mümkün. 

Şelalenin üst noktasına çıkan merdivene tırmandığınızda arkanızda çok güzel bir gökkuşağı manzarası sizi bekliyor olacak. 














Milli park çok büyük olduğu için o da düşünülmüş ve ordaki tren turuna katılarak parkı gezmeniz mümkün.






 Biz milli parkın iç kısmında açıkçası çok güzel bir lokanta bulamadığımız için otoparka yakın olan kısımda yer alsn Hard Rock Cafe'yi seçtik. Ne zaman Hard Rock Cafe'yi tercih etsek yemeklerinden hep memnun kalmışızdır size de tavsiye ederim. 





Niagara Şelalerine giderken şelaleye yakın bir kısımda dışarıdan bukalemun görünümlü oldukça yüksek bir otel dikkatimi çekmişti. Niagara Şelalerini gezdikten ve karnımızı güzelce doyurduktan sonra gezmek için o otele gitmeye karar verdik. Otelin ismi "Seneca Hotel" di. Yalnız otelin yanına gidince buranın sadece bir otel olmadığını alt kısmının bir casino - kumarhane olduğunu farkettik. Casino kısmına pasaportla girebiliyorsunuz. Şayet giderseniz bu husus aklınızda olsun. Burası galiba hayatımda gördüğüm en büyük casinoydu. İçerisi oldukça kalabalıktı. İçeride fotoğraf çekimi yasak olduğu için maalesef çekemedim. Ama Niagara Şelalelerine gelmişken  buraya da gezme amaçlı veya şansınızı denemek için gelebilirsiniz. 





Seneca Otelin tam karşısında da karnı acıkanlar için TGIF zinciri farklı bir alternatif olabilir.





2 yorum: