22 Eylül 2014 Pazartesi

BEBEKLİ AİLELERE TAVSİYE MEKAN: ATILIM GARDEN


Bebekli ve çocuklu aileler için her yere gidebilmek maalesef mümkün olamıyor. Bebekli ve çocuklu aileler için öncelikli olan gezme yeri bahçesi geniş olan yerler oluyor. Böylelikle gerek bizler gerekse de bebeklerimiz daha rahat ediyor. Bende www.cocuklageziyoruz.com ' a konuk yazar olarak Ankara'da haftasonu brunch için gidip memnun kaldığımız Atılım Garden'ı yazdım. Yazıma http://cocuklageziyoruz.com/atilim-garden-ankara/ linkinden de ulaşabilirsiniz.


Atılım Garden / Ankara


Atılım Garden Genel
Atılım Garden Genel

Ankara’da Pazar günleri kahvaltı-brunch yapmak için öncelikle İncek akla gelir. Bir tanıdığımızın tavsiyesiyle bu sefer brunch için ikiz bebeklerimle Atılım Garden’a karar verdik ve açıkçası iyi ki de burayı seçmişim diye düşündüm. Ankara’da o kadar kahvaltı mekanı denemiş olmamıza rağmen burayı şimdiye kadar nasıl es geçtiğimizi anlayamadım. Bence burası hafta sonu ailecek çocuklarınızla brunch yapmak için ideal bir yer. Mekan Atılım Üniversitesi kampüsünün içinde yer alıyor. Buranın avantajı hem cumartesi hem de Pazar günleri kahvaltı hizmeti veriyor olmaları.

Kahvaltı kişi başı fiyatı 33 TL, Atılım Üniversitesi mezunlarına ise 25 TL. Ama fiyatlar güncellendiği için bu fiyatların değişmiş olması muhtemel. 6-12 yaş arası çocuklar için fiyatı da 20 TL. Atılım Garden’a girişte ödeme yapıyorsunuz ve kolunuza bir bileklik takıyorlar. Açık havuzdan da faydalanmak istiyorsanız yanılmıyorsam ekstra bir ücret ödemeniz gerekiyor. Atılım Garden’a girişte bebekli-çocuklu aileler düşünülmüş ve merdivenle uğraşmamak için pusetliler için yol bulunuyor. Bu durum çocuklu aileler için artı bir özellik oluyor bebeğin pusetini merdivenden taşımak için kimseden yardım istemek durumunda kalmıyorsunuz.
Atılım Garden oyun alanları
Atılım Garden oyun alanları
Kahvaltı ise gerçekten çok başarılı ve büfesi oldukça zengin. Bu fiyata Ankara’da bu kadar kaliteli hizmet almak gerçekten de zor. Menüsünde benim dikkatimi çeken diğer bir hususta hijyen konusu oldu her yiyecek özel kaplarda muhafaza ediliyordu ve mezelerde porsiyon olarak küçük kaplara konmuştu. Brunchta ayrıca çocuk menüsü bulunmuyor ancak alakart menüde çocuklar için yiyecek çeşitleri bulmanız mümkün olduğu gibi, doğum günü aktivitelerinde karşınıza farklı menülerle de çıkabiliyorlar.

Mekânın en büyük özelliği masaların çimlerin üstünde olması ve geniş bir alanda yer alması. Böylece çocuklarınız da gönül rahatlığıyla çimlerde vakit geçirebilir. Ayrıca yine çoğu yerde armut koltukların bulunduğunu da belirtmek isterim. Oyun alanı ise şimdiye kadar görüp en beğendiğim yerler arasına çoktan girdi. Oyun alanında kaydırak, salıncak, tırmanma duvarı ve top havuzu bulunmakta. Bunlardan en önemlisi ise oyun alanının üstünde çocukların güneşten korunması için gölge tülünün bulunması. Böylece yaz aylarında çocuğunuz parkta oynarken başına güneş geçecek mi endişesi taşımıyorsunuz.
Atılım Garden Genel
Atılım Garden Genel
Atılım Garden’ da yeterli sayıda mama sandalyesi mevcut ancak ne yazık ki ayrı bir çocuk bakım odası bulunmuyor. Ama bu durumun yazın her yerin geniş alana yayılı çimenlik olması sebebiyle çok büyük sorun teşkil ettiğini söyleyemem.
Mekân çocuklu aileler için çocuk parkının gölgelikli ve zengin olması yönünden, geniş yeşil alan olmasından dolayı oldukça uygun. İsterseniz çocuğunuzla birlikte havuzda da yüzebilirsiniz. Mekanda oldukça çok sayıda çocuk bulunmaktaydı ve gözlemlediğim kadarıyla mekan çocuklu ailelere yardımcı olmaya çalışıyor.
  • Mama sandalyesi
  • Oyun alanı

Burayı Ne Kadar Beğendik? 90%
Adres: Atılım Üniversitesi Yerleşkesi Kızılcaşar Mah.
Tel : 0312 586 83 81 / 83 84 Gsm : 0541 910 30 31 Fax: 0312 586 83 44 06836 İncek / ANKARA

Nasıl Gidilir? Konya Yolundan İncek’e döndüğünüzde Atılım Üniversitesi tabelalarını takip ettiğinizde Atılım Garden’a ulaşabilirsiniz. Atılım Garden Atılım Üniversitesi Kampüsünün içinde yer alıyor.





Harita VerileriHarita verileri ©2014 Basarsoft, Google

Harita Verileri
Harita verileri ©2014 Basarsoft, Google
Harita verileri ©2014 Basarsoft, Google


Harita

Uydu





16 Eylül 2014 Salı

Yeni Samsung Galaxy K Zoom, kamerayı odak noktasına koyuyor

Günlük hayatınızda, seyahatlerinizde ve en önemli anlarınızda size eşlik edebilecek, hem profesyonel bir kamera, hem de telefon özelliklerini bir arada bulunduran Samsung Galaxy K Zoom ile tanışmaya ne dersiniz?

Samsung Electronics, kamerasıyla öne çıkan yeni akıllı telefonu Galaxy K Zoom, gelişmiş dijital kamera teknolojisi ile Samsung’un Galaxy deneyimini bir araya getiriyor. Profesyonel kalitede görsel içerik üretme yeteneğine sahip, eğlenceli ve kullanımı kolay Galaxy K Zoom; kolay çekim, gerçek ışık özellikleri gerçek optik zum ve şık tasarımıyla kullanıcılara ihtiyaç duydukları mobil çözümleri sunuyor.

Kamerayı odak noktasına alan Galaxy K Zoom’un, profesyonel bir kameranın kontrol özellikleri ve fonksiyonlarını sunan gelişmiş teknik kamera sistemi bulunuyor. Galaxy K Zoom’un göz alıcı incelik ve şıklıktaki gövdesinde bulunan, kasa içinde gizlenebilen lens teknolojisi 10x optik zum yapabiliyor. Ayrıca 20,7 megapiksellik BSİ CMOS sensör, ultra net ve ayrıntılı görüntüler oluşturuyor.

Düşük ışık şartlarında mükemmel sonuçlar sağlayan cihaz, hareketin neden olduğu bulanık görüntüyü önleyen Optik Görüntü Sabitleyici (OIS) özelliğine de sahip. Bu özelliklerle, cihazla optik zoom yapıldığında ve düşük ışık ortamlarında bile canlı ve net fotoğraf ve videolar (Full HD) çekebiliyor. Ayrıca cihazın Xenon flaşı, LED’lerden daha parlak bir ışık vererek görüntü kalitesini artırıyor ve doğal bir parlaklık veriyor. Bu sayede yetersiz ışık olan yerlerde bile Galaxy K zoom ile çok daha net ve kaliteli fotoğraflar çekebileceksiniz.

Bu kadar gelişmiş kamera özelliğinin yanında bir çok fonksiyonu da entegre eden Galaxy K zoom’un en dikkat çekici özelliklerini sizler için derledim;

  • Hassas ışık ve netlik dengesi sağlayan  AF/AE (Otomatik Odak/Otomatik Pozlama) Ayrımı
  • Optimize edilmiş 5 farklı filtre ayarı sunan yeni nesil Pro Suggest moduyla; farklı bir filtre uygulaması kullanmanıza gerek kalmıyor!
  • Kullanıcılara selfie çekimlerini kolaylıkla zaman ayarlı olarak yapabilme imkanı veren Selfie Alarm sayesinde çok daha güzel selfieler çekebilirsiniz.
  • Hareketli bir nesneyi odaklanarak ve net bir şekilde çekmek için geliştirilen nesne izleme özelliği ise, sizin için özel olan her “an”ı yakalayabilirsiniz!
  • Galaxy K zoom, bir Galaxy akıllı telefondan isteyebileceğiniz bütün özelliklere sahip. Bu özelliklerden Ultra Enerji Tasarrufu Modu pil tüketimini asgari düzeye indirerek yoğun bir gün içerisinde yaşayabileceğiniz şarj problemini de çözüyor.
  • S Health Lite kişisel fitness koçluğu yapıyor ve formunuzu korumanızda size yardımcı oluyor.
  • Studio uygulaması ise fotoğraf ve videoların kolaylıkla düzenlenmesini sağlıyor.

Bu teknik özelliklerin yanı sıra Galaxy K zoom’un tasarımı da oldukça güzel. Kompakt tasarımı sayesinde, üst düzey taşınabilirlik sunan Galaxy K zoom’un ergonomik kavrama özelliğinin yanı sıra şık ve özgün hatları, yumuşak ve rahat bir kullanım hissi veriyor.

Galaxy K zoom hakkında detaylı bilgi almak için http://www.samsung.com/tr/consumer/mobile-phone/galaxy-camera/galaxy-camera/SM-C1110ZKATUR adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Temmuz 2014 Cuma

Park Bosphorus Hotel'den Ödüllü Instagram Yarışması

Yaşadığınız şehrin tarihini anlatan fotoğraflarınızı, #tarihimiras hashtagiyle Instagram’da paylaşın, Park Bosphorus Hotel’den muhteşem ödüller kazanın!

İstanbul’un kalbi Gümüşsuyu’nda, otelcilik hizmet kalitesinin en üst sınırını simgeleyen ‘deluxe hotel’ klasmanında misafirlerini ağırlayan Park Bosphorus Hotel, bol ödüllü bir Instagram yarışması düzenliyor. 24 Temmuz-4 Ağustos 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen yarışmaya 18 yaşını doldurmuş herkes katılabiliyor.

Tarihi Park Otel’in 82 yıllık geçmişine sadık kalınarak hayata geçirilen Park Bosphorus Hotel,  İstanbul’un en yeni lüks oteli olma özelliği taşıyor. Kasım 2013’te faaliyete geçen otel; 4 bin 500 metrekarelik terası, 6 farklı konseptte hazırlanan yiyecek-içecek bölümleri, 618 odası, düğün ve etkinlik alanları, 8 bin 500 metrekare spa & fitness & wellness merkezinin yanı sıra muhteşem Boğaz manzarasıyla da dikkat çekiyor. Tarihi Yarımada’dan Boğaziçi Köprüsü’ne kadar uzanan bu manzaranın tadını; ödüllü şefler tarafından yönetilen Gümüşsuyu Restaurant ve Park Patisserie gibi gurme noktalarında ve teras kafelerinde de çıkarabilirsiniz.

#tarihimiras etiketiyle @parkbosphorus Instagram sayfasında düzenlenen yarışmanın kazananları; Hürriyet Dijital Yayın Koordinatörü Bülent Mumay, Hürriyet Fotoğraf Editörü Sebati Karakurt, Türkiye’nin en çok takip edilen Instagram fenomeni Sezgin Yılmaz (@sezyilmaz) ve Park Bosphorus Hotel yöneticilerinden oluşan jürinin değerlendirmesiyle 7 Ağustos’ta açıklanacak.

Yarışmanın Ödülleri
Birinciye Boğaz manzaralı odada her şey dahil bir gece konaklama (yemek + spa + masaj)
İkinciye Boğaz manzaralı odada bir gece konaklama ve yemek
Üçüncüye Boğaz manzaralı odada bir gece konaklama

Ödüllerin 2 kişilik olması ve otelin doluluk oranı da göz önünde bulundurularak, açıklandığı tarihten itibaren 4 ay içinde kullanılabilir olması ise ödülleri çok daha cazip hale getiriyor.

Yarışma hakkında daha detaylı bilgi ve katılım koşulları için Park Bosphorus Facebook sayfasına göz atabilirsiniz.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Temmuz 2014 Perşembe

ZÜRİH

Gelelim Zürih tatilime.. Öncelikle şunu belirteyim Zürih'e çok büyük bir beklentiyle giderseniz yanılırsınız. Gerçi bu durum galiba herkesin ne beklediğine göre değişiyor. Ama sanırım kışın İsviçre'ye gidip Alpler'e gitmek daha eğlenceli olur.  

Zürih benim şu ana kadar Avrupa'da gördüğüm en sessiz sakin yerlerden birisi. Tabi Bratislava'yla kıyaslanamaz bile ama benim tahminim Zürih'in daha farklı olduğu yönündeydi. 

Strasbourg'tan yaklaşık olarak 2,5 saatlik tren yolcuğu sonrası kendimi Zürih'te buldum. Tren istasyonu Avrupa'nın pek çok şehrinde olduğu gibi direkt olarak merkezde. Tren istasyonundan çıktığınızda kendinizi Zürih'in en meşhur caddesi olan Bahnhof Strasse'nin başlangıç noktasında ( İstasyon Caddesi)nde  buluyorsunuz. İsviçre'de bilindiği üzere İsviçre Frangı kullanılmakta. Ben İsviçre'ye gitmeden önce Türkiye'den ne olur ne olmaz diye yanıma frank almıştım. Ama tren istasyonunda Euro'yu Frank'a çeviren otomatlarda bulunmakta. Bu konuda bir sıkıntınız olacağını sanmıyorum. Tren istasyonundan su alır almaz  ne kadar pahalı bir ülkeye geldiğimi anladım. İsviçre'ye Schengen vizenizle giriş yapabiliyorsunuz. (Eskiden ayrı bir vize almak gerekliymiş.)

Ben valizi  bir an önce otele bırakıp sonra şehri keşfetmek istediğimden hemen turist merkezine gidip otelime hangi tramvayla ulaşacağımı öğrendim. Tren istasyonununun hemen önünden kalkan tramvaya binip otele kadar gittim. Yolculuk yanılmıyorsam yaklaşık olarak 10-15 dakika kadar sürdü.

Zürih çok pahalı bir şehir olduğundan dolayı otellerde tabiki baya pahalıydı. Benim gittiğim haftasonu şansıma www.booking.com un bana bir teklifi vardı ve çoğu otele nazaran daha uygun bir fiyata Crowne Plaza Zürih otelinde kaldım. Otel daha doğrusu benim odam da upgrade edilmiş haldeydi ve odam gayet lükstü. Otelden de son derece memnun kaldığımı belirtmek isterim. Tabi Zürih'te daha uygun olarak belirtmiş olduğum hotel kampanyalı fiyat olmasına rağmen Avrupa'daki çoğu otele göre pahalıydı.

Zaten Zürih dünyanın en pahalı şehirleri arasında gösteriliyor. 

Odamda beni çikolatalar ve rahat bir uyku için güzel kokular bulunuyordu. Ben eşyalarımı odama yerleştirir yerleştirmez direkt tekrar tramvaya binip tekrar Bahnhof Strasse'ye gittim.  

Bahnhof Strasse'de yürürken İsviçre'de olduğumu hemen anladım. Caddenin sağında ve solunda her tarafta bankalar ve lüks saat mağazaları bulunuyordu. Kişibaşına düşen yıllık gelirin en yüksek olduğu ülkelerden birisi olduğu düşünüldüğünde, ne kadar refah bir ülke olduğu  insanların lüks yaşamından direkt olarak göze çarpıyordu. Bu cadde dünyada en pahalı mağazaların bulunduğu ve kiralarının en yüksek olduğu caddelerden birisiymiş

Ayrıca Bulgari, Louis Vuitton gibi dünya markalarının mağazalarını da bulabilirsiniz.Internete ihtiyacınız varsa da istikametiniz doğruca Apple Store olsun :) Caddenin ortasından da tramvay geçiyor.





Bahnhof Strasse'de yürürken sol tarafta bir anda şirin bir sokak farkettim. Augustinergasse bana nedense sempatik geldi. Orada bulunan Cantinetta Antinori meşhur bir lokanta olup, Floransa, Moskova ve Viyana'da da şubesi bulunuyor. Buranın zengin bir şarap menüsü bulunduğunu da belirtmek isterim. 


Avrupa'da bu kadar lüks arabaları bir arada gördüğümü hatırlamıyorum. Her yerde son model arabalar, tertemiz caddeler bulunuyordu.

Bahnhof strasse'de size tavsiyem Paradeplatz'da yer alan makaron yemek için "Sprüngli" ye uğramanız. Hatta Türkiye'ye gelmeden 1 gün önce uğrayıp  yanılmıyorsam 48 saat için de bayatlamadığı ve tüketilebildiği için hediye olarak "Luxemburgerli" paketletebilirsiniz. 


Yeri gelmişken hediye olarak bütçenize göre şık bir saat ve çakı da alabilirsiniz.

Bu arada ben  "Migros"u nedense Türk markası sanıyordum ama meğersem İsviçre markasıymış, bunu da Zürihteyken bu vesileyle öğrenmiş oldum. Zürih'te de Migros'lara denk gelmeniz mümkün.

Zürih'e kadar gitmişken peynir fondü yemeden dönmeyin derim. Pek çok yer de değişik şekillerde peynir fondü bulabilirsiniz.

Zürih merkezi yürüyerek gezebilirsiniz herhangi bir ulaşım aracı kullanmanıza gerek yok. Bahnhof Strasse'yi gezdikten sonra acıkırsanız ( Tren istasyonundan Zürih Gölü'ne doğru yürüdüğünüzü varsayıyorum.) size Bahnhof Strasse'nin bitimine yakın sol tarafta "Zeughauskeller"i önerebilirim. Burası tipik İsviçre mutfağını tadabileceğiniz eski bir restaurant. Buranın sosisleri de meşhur. Sosis demişken bunun karın doyurmayacağını sakın düşünmeyin sosiler oldukça büyük olup yanında kremalı patates salatası veya röstiyle midenize indirebilirsiniz. Sosisinizi seçerken dana olarak belirtirseniz herhangi bir kötü süprizle de karşılaşmazsınız. Rösti ise tavada kalıp halinde pişen patatesin peynirle karıştırılarak elde edilmesinden oluşuyor. 




Zeughauskeller'in bulunduğu bina 1487 senesinde inşa edilmiş ve 1926 senesinden beri restaurant olarak faaliyet gösteriyormuş. Restarurant hakkında daha fazla ayrıntıya http://www.zeughauskeller.ch web sayfasından da ulaşabilirsiniz.


 

Yalnız Zürih pahalı bir şehir olduğundan fiyatlarında pahalı olduğunu unutmayın. Ben sokaktan aldığım bir sandviçe yaklaşık olarak 30 TL verdiğimi hatırlarım :)

Zürih'in güzel tarafı çok huzurlu bir yer olması. İnsanlar birbirine saygılı, her yer tertemiz, huzurlu bir yer. Zürih Gölünde tekne turu yapmanızı da tavsiye ederim. Ayrıca göl kenarında keyifli bir yürüyüş yapabilir, yine gölün kenarında yer alan Opera'da bir opera izleyebilirsiniz.

Tekneler ise Zürih Gölü'nün kenarında yer alan Ganymed heykelinin yanından kalkıyor.


Zürih'i ikiye ayıran Limmat Nehri'nin üzerinde yer alan köprülerde fotoğraf çekmek için birebir. Burada birbirinden güzel kareler yakalayabilirsiniz. Limmat Nehri üzerindeki tekne turu da farklı bir alternatif olabilir.



Limmat Nehri'nin diğer tarafına geçtiğinizde arka sokaklara daldığınızda sizi sadece yaya yoluna açık olan  dar sokaklar karşılayacaktır. Rosengasse üzerinde ufak ufak pekçok mağaza bulabilirsiniz. Rosengasse üzerinde yer alan Hotel Adler'da balkonunda yer alan inek figürüyle dikkatleri üzerine toplamaktadır. 

Şansıma Zürih'te bulunduğum gün kantonlar arasında düzenlenen panayır tarzı bir etkinlik vardı.  Herkes masallardan fırlamış gibi elbiseler giyinmişti. Bando eşliğinde Hotel zum Storchen'in önünde herkes toplanmış dans ediyordu ve içkilerini yudumluyordu.

 
 
Şehrin meşhur kilisesinin karşı tarafında (yani nehrin diğer tarafı) dar sokaklardan yürüyerek ufak bir tepeye tırmanmanız mümkün. Buradan şehri kuşbakışı görebilirsiniz. Şansıma orda da bir panayır vardı çadırlar kurulmuştu. Bende herkesin yediği kremalı tatlıdan tercih ettim. Ama çok matah bir şey olduğunu söyleyemeyeceğim. Bir de herkes peynir satın alıyordu.

Nehir kenarında benim dikkatimi çeken bina üzerinde Schweizer Heimatwerk yazan bina oldu. Sizinde Zürih'e yolunuz düşerse bu bina eminim dikkatinizi çekecektir. Bu mağazadan hediyelik eşya satın alabilirsiniz.


Zürih'te daha fazla vaktiniz olursa çevre yerlere yani dağlara da gitmenizi tavsiye ederim. Zürih Hauptbahnhof'tan  Zürih Havalimanı'na (Kloten'da) yaklaşık olarak 15 dakikada ulaşabilirsiniz.

Ben Zürih gezimden memnun kaldım. Zürih çok temiz, aşırı pahalı, lüksün kendisini hissettirdiği bir şehir. Ben daha farklı beklediğim için açıkçası biraz hayalkırıklığına uğradım ama benim beklentim daha farklı yöndeydi. Yoksa kesinlikle çok güzel tekrar gidilmeyi hak eden bir şehir.




26 Haziran 2014 Perşembe

Bir Kameradan Daha Fazlası…

Yılın en güzel zamanlarına girdik, her yer bir moda çekimini andıran tatil fotoğraflarıyla dolmaya başladı bile. Bu dönemde özellikle ünlüleri takip etmek oldukça keyifli oluyor. Gazete ve dergilerdeki donuk fotoğraflar yerine sosyal medya hesaplarında daha cesur davranabiliyorlar. Bu yıl hem şarkılarıyla hem de sansasyonel hareketleriyle dikkat çeken Miley Cyrus, Instagram hesabındaki fotoğraflarla da hayranlarını etkilemeyi biliyor.

http://instagram.com/mileycyrus

Fotoğraflar için hangi uygulamayı kullandığını merak ediyorsanız eğer size güzel bir haberimiz var. Kullandığı LINE Camera uygulaması ücretsiz ve siz de kullanabilirsiniz. Ayrıca tüm fotoğraflarınızı doğrudan Twitter, Facebook ve Instagram gibi hesaplarınızda paylaşabiliyorsunuz.

iOS cihazınıza indirmek için: http://bit.ly/CameraiTunes

Android cihazınıza indirmek için: http://bit.ly/CameraGooglePlay

Uygulamayı ilk açtığınızda size SHOP, pick, CAMERA, GALLERY, BEAUTY ve COLLAGE+ seçenekleri sunuluyor. Aşağıda bunların ne işe yaradıklarını okuyabilirsiniz

Sıradan selfie’ler geçmişte kalsın

“Fotoğraflarım istediğim gibi çıkmıyor” diyorsanız Camera ve Gallery özelliklerini kullanabilirsiniz. Daha önceden çektiğiniz bir selfie üzerinde değişiklik yapmak için Gallery seçeneğini; yeni bir selfie çekmek için Camera seçeneğini kullanabilirsiniz. Birbirinden farklı onlarca filtre içinden fotoğrafınıza en uygunu ile harika bir görünüm yaratabilirsiniz. Bunun yanı sıra, çerçeve ekleme, SHOP seçeneğine gitme, yazı ekleme ve fotoğraf üzerinde parlaklık / saydamlık gibi ayarları da yapabilirsiniz. Fotoğraf makinası ikonunu sağa kaydırıp fotoğraf çektiğinizde, fotoğrafınızı çekmeden önce tasarım ikonundan filtre ya da çerçeve eklemenize olanak sağlıyor.

Tüm dünyada sticker mesajlaşmalarıyla ünlü olan LINE’ın sticker’ları fotoğraflarınızı süslemede de kullanılabiliyor. Bunun için “Shop” bölümünü kullanabilirsiniz. LINE Camera’nın ücretsiz sunduğu sticker’lar, fotoğraflarınıza ekleyebileceğiniz gözlük, şapka gibi eğlenceli aksesuarlar, konuşma balonu ve kalp, yıldız gibi tasarım pulları kullanabiliyorsunuz. Bunun yanı sıra fotoğrafınıza eklemek isteyebileceğiniz farklı tasarımlar ve özel tasarlanan setlerden satın alabiliyorsunuz.

Sticker ve dekorasyonların yanı sıra birçok efekt ve filtreyle fotoğraflarınızın havasını değiştirebilirsiniz. Sivilceler hep en lüzumsuz zamanda çıkar. İlk buluşmada, mezuniyet balosunda, doğum günlerinde… Hiçbir özel günü atlamaz yani. Bu nedenle en çok işinize yarayacak araçlardan birisi de yüzünüzdeki sivilce gibi lekeleri silmenize yarayan “Blemishes” ve gözaltı bölgesindeki koyu rengi azaltan “Dark Circle”. “Beauty” menüsü altındaki özelliklerle kuaförün sade olsun dediğiniz halde yaptığı abartılı makyajdan kurtulabilirsiniz. Dahası mı? Burnunuzu küçültebilir, yüzünüzü inceltebilir ya da uzatabilir, gözlerinizi büyütebilirsiniz. Hatta biraz eğlence için fotoğrafınızın üzerinde yaptığınız değişikliklerle komik fotoğraflar yaratıp arkadaşlarınızla gülebilirsiniz.

Güzel anlarınızın fotoğraflarını bir arada tutmak için kolajlar oluşturabilirsiniz. Bazı güzel anları tek bir kareye sığdırmak zordur o yüzden LINE Camera’nın Collage seçeneği ile fotoğraf düzenini ister kendiniz belirliyorsunuz isterseniz de LINE Camera’nın 2-9 arası fotoğraf yükleyebileceğiniz onlarca hazır kolaj temasından birini seçebiliyorsunuz. İstediğiniz fotoğrafları ekleyip dilerseniz de arka plan rengini değiştirebiliyorsunuz. Bunun yanı sıra LINE Camera’nın sunduğu tasarım araçları da kullanılabiliyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

13 Mayıs 2014 Salı

LONDRA


Şubat 2013'te Çok Gezenler Kulübü ile Londra'ya gittiğimi daha önceki yazılarımda aktarmıştım. Aşağıda da Pegasus Magazine'de basılan yazılarımı bulabilirsiniz. 

Şubat 2013 Sayısı:



Mart 2013 Sayısı: